Ayva Turunç Narım Var

Ayva turunç narım var
Benim ahu zarım var
Hep derdinden ağlarım
Bir vefasız yarim var

Al elmayı ver narı
Ağlarım zarı zarı
Tez günlerde gönderin
O ahu gözlü yari

Ayva turunç nar bende
Aldı ahum yar bende
Hiç melhem kar eylemez
Yar yaresi var bende

Al elmayı ver narı
Ağlarım zarı zarı
Tez günlerde gönderin
O ahu gözlü yari

Ayva turunç neyleyim
Halimi arzeyleyim
Zaten bende talih yok
Ta küçükten böyleyim

Al elmayı ver narı
Ağlarım zarı zarı
Tez günlerde gönderin
O ahu gözlü yari

Ay Dost Deyince Yeri Göğü İnleten

Ay dost deyince yeri göğü inleden
Muharrem ustaydı bunu dinleden dinleden
Gönül kırmazdı bilerekten binleden
İnsan velisini neyledin dünya vay dünya ey

(Ay dost)
Sazını çalarken kendinden geçen
Gönülden gönüle kapılar açan açan
Aşkın dolusunu nefessiz içen
Gönül delisini neyledin dünya vay dünya ey

(Ay dost)
Garip babamdı Muharrem Usta
Bilirim aşığıdı sevdiği dosta dosta
Sazımın emaneti diyen son nefeste
Sazın ulusunu neyledin dünya vay dünya ey

Aslanım Eller 1

Seher vakti çaldım yarin kapısın
Baktım yarin kapıları sürmeli
Boş bulmadım otağının yapısın
Çıka geldi bir gözleri sürmeli

Aslanım eller eller
Kokuyor güller güller
Ne bilsin eller eller
Perişan halleri

Açtırdım kapıyı girdim içeri
Aklımı başımdan aldı o peri
Dedim sen de buldum gevheri
Dedi yoh yoh bir mehenge sürmeli

Aslanım eller eller
Kokuyor güller güller
Ne bilsin eller eller
Perişan halleri

Gahi karıştırır kanlı yaş ile
Dost bulunmaz hayal ile düş ile
Yetilmez menzile bu gidiş ile
Günde yüz bin kere yüzler sürmeli

Aslanım eller eller
Kokuyor güller güller
Ne bilsin eller eller
Perişan halleri

Aşkın Beni Del’eyledi

Aşkın beni del’eyledi
Yaktı yaktı kül eyledi
El aleme kul eyledi
Yar beni beni beni

Yar beni beni beni
Yar beni beni beni

Mecnun’um sahra içinde
Yunus’um derya içinde
Eyüb’üm yara içinde
Sar beni beni beni

Sar beni beni beni
Sar beni beni beni

Aslıysan Kerem’i bul
Derde derman vereni bul
Garip gibi viranı bul
Sor beni beni beni

Sor beni beni beni
Yar beni beni beni
Sor beni beni beni
Yar beni beni beni

Aşk Ataşı Düştü Garip Gönlüme

Aşk ataşı düştü garip gönlüme
Yanıyor bu gönlüm yar senin için
Derdin oku battı garip gönlüme
Kanıyor bu gönül yar senin için

Ağlayıp gözlerim yaş eyliyerek
Şu garip bağrımı taş eyliyerek
Yaz gününde gönlüm kış eyliyerek
Bu başıma yağan kar senin için

Kerem gibi yansam aşk ataşından
Bülbülüm ayrılmam gülün peşinden
Yar aşkına yolum dağlar başından
Aşsa da giderim yol senin için

Aman Dünya Ne Dar İmiş

Aman dünya ne dar imiş
Dert çekmesi ne zor imiş
İçerimde yare varmış
Dermanını arar oldum

Dertli dertli gezer oldum
Ben derdimi yazar oldum
Bu derdi ben çeke çeke
Hem canımdan bezer oldum

Alnımda kara yazılar
Yürekte yara sızılar
Yetim kalan can kuzular
Dermanını arar oldum

Al Yanak Allanıyor

Al yanak allanıyor
Aman yazması pullanıyor
O yar çıkmış karşımda
Aman dal gibi sallanıyor

Aman etme bana bu nazı
Aman gel bize bazı bazı
Aman yar ben seni alırdım
Aman baban olsaydı razı

Al yanak gül gül olur
Aman sırma saç tel tel olur
Yarim çıkma dışarı
Aman seni gören del’olur

Aman etme bana bu nazı
Aman gel bize bazı bazı
Aman yar ben seni alırdım
Aman baban olsaydı razı

Al yanak pembe pembe
Aman sevdan uyandı bende
Sevdan ile yanıyorum
Aman hiç insaf yok mu sende

Aman etme bana bu nazı
Aman gel bize bazı bazı
Aman yar ben seni alırdım
Aman baban olsaydı razı

Al yanak gül gül olur
Aman sırma saç tel tel olur
Yarim çıkma dışarı
Aman seni gören del’olur

Aman etme bana bu nazı
Aman gel bize bazı bazı
Aman yar ben seni alırdım
Aman baban olsaydı razı

Ahu Gözlerini Sevdiğim Dilber

Ahu gözlerini sevdiğim dilber
Sana bir sözüm var diyemiyorum
Bilmem deli miyim Mecnun gezerim
Sırrımı ellere veriyorum
(Derdimi ellere diyemiyorum)

Helal olsun al yanaktan aldığım
El uzadıp gonca gülün derdiğim
İnce belini datlı dilini sevdiğim
Gırılsın gollarım saramıyorum

Al yanaktan aldıcağım azıktır
Darama zülfünü gönlüm bozuktur
Öksüzüm garibim bana yazıktır
Destursuz yanına varamıyorum

***

Cahit Öztelli “Karaca Oğlan – Bütün Şiirleri” adlı
kitabında şiiri şu şekilde aktarmaktadır (s.152)

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Sana bir sözüm var diyemiyorum
Bilmem deli miyim mecnun gezerim
Sırrımı yadlara veremiyorum

Ak memenden emdiceğim azıktır
Tarama zülfünü gönlüm bozuktur
Öksüzüm garibim bana yazıktır
Destursuz koynuna giremiyorum

Helal olsun al yanaktan emdiğim
El uzatıp gonca gülün derdiğim
İnce belin usul boyun sardığım
Alışmış kollarım duramıyorum

Karac’oğlan der ki Hasanpaşalı
Aşk sevdası gönlümüzden taşalı
Sen gibi güzele gönlüm düşeli
Uyuyup uykuya kanamıyorum

***

Sarı Defterdekiler: Folklor Derlemeleri,
Yaşar Kemal, Birinci Basım, s. 33′de eser
Çukurova yöre, Yaşar Kemal derleyen
bilgisiyle şu şekilde aktarılmaktadır

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Başımda bir hal var diyemiyorum
Vay senin sevdana düştüm düşeli
Sevdamı başımdan ıramıyorum

Yanal almaya da benzer yüzleri
Ceren gözüne de benzer gözleri
Alnı altınlı da Türkmen kızları
Destursuz koynuna giremiyorum

Helal olsun al yanaktan emdiğim
Ak göğsünden gonca gülü derdiğim
Usul boyun ince belin sevdiğim
Öğrenmiş ellerim duramıyorum

Al yanaklar leblerinden naziktir
Ak göğsünde gonca gülü düzüktür
Sen göreli ben yiğide yazıktır
Uzadı yollarım gelemiyorum

Karac’oğlan der ki Memduh Paşalı
Üç gün oldu bu dağlardan aşalı
Kız senin sevdana düştüm düşeli
Uyuyup uykuya kanamıyorum

Ahirim Sensin

Cahildim dünyanın zevkine gandım
Hayale aldandım,boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım

Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

Sözüm yok şu benden gırıldığına
Gidip başka dala sarıldığına
Göynüm inanmıyor ayrıldığına

Gözyaşım sel oldu zehirim sensin
Evvelim sen oldun,ahirim sensin